FLORANSA, ROMA, Ciao Bella!

          floransa1  Cıvıl cıvıl bir yaz öğleninde Floransa’ya varmıştık. Kalacağımız hosteli kolayca bulup eşyalarımızı bırakmış, kendimizi ‘açık hava müzesi’ denilen bu Rönesans şehrinin sokaklarına atmıştık. Arno Nehri kıyısında M.Ö 30’lu yıllarda kurulmuş bir şehir olan Floransa, neredeyse tüm Ortaçağ boyunca (13-17.yy arası) Toskana Dükü olan Medici Hanedanlığının elinde olduğu için, şehrin mimari dokusunu oluşturan pek çok eser de onlardan kalmaymış. Önce Piazza del Signaria (Senyörler Meydanı)’na gittik. Medici Hanedanlık Sarayı ile başlayan meydanda Michelangelo’nun meşhur Davut heykelinin bir replikası vardı. Michelangelo’nun bu heykelle ilahi yaratılışı taklit ettiği ve mükemmel insan oranını betimlediği, hatta sırf bunun için 3 yıl boyunca kadavralar üzerinde çalıştığı söyleniyormuş. Heykelin aslını görmek için Avrupa’da heykel üzerine açılan ilk okul olduğunu henüz bilmediğimiz Galleria dell Academia’ya giremedik. Zira hem yaz günü canımız dışarıdaki şehri kaçırmak istememişti, hem de giriş kuyruğunda sıra beklemek zor gelmişti. Zaten daha sonra girdiğimiz her sokakta sık sık Michelangelo, Leonardo Da Vinci, Donatelle, Rafiel (evet 90’lar çocuğu olduğumuzdan hemen ‘Ninja Kaplumbağalar’ demiştik:)), Dante, Galile gibi isimleri okuyacağımız bir tarih yolculuğuna başlayacaktık.

        floransa2Medicilerin ve günümüz Floransa şehrinin de en önemli meydanlarından olan Plazza Vecciho’dan yürüyüp meşhur Floransa Katedrali’nin (Duomo- Santa Maria del Fiore), çan kulesinin, vakti zamanında Dante’nin bile vaftiz edildiği vaftizhanenin ve tüm bu Rösesans adamlarının eserlerinin sergilendiği Uffizi Sanat Galerisinin önünden geçmiş, hatta yolda Floransa’ya birlikte gelip tren istasyonunda ayrıldığımız kamp arkadaşlarımız Sarah ile Jorge’a rastlamış, dondurma yiye yiye Arno Nehri kıyısına varmıştık. Eski Köprü (Ponte Vecchio) üzerindeki dükkanlarda Ortaçağ zamanında et, daha sonra ise altın satılırmış. Bu sebeple köprünün ortasına eski kuyumculardan Cellini’nin bir heykeli yapılmış. 2. Dünya Savaşı zamanında ise Floransa’nın bütün köprüleri Almanlar tarafından bombalanırken nasıl olduysa bir tek bu köprü ayakta kalmış. Arno Nehri civarında biraz vakit geçirdikten sonra Sarah ile Jorge’tan ayrılıp Medicilerin zenginliklerini cümle aleme sergilemek için yaptırdıkları Pitti Sarayı ile sarayın arkasındaki Boboli’nin Bahçelerine (Giardino di Boboli) vardık.

             16. yy’da Medici Hanedanının karısının isteğiyle Arno Nehrinden su çekilerek inşa edilen bu peyzaj güzelliği için epey matematiksel hesaplar yapılmış ve ‘bilinen ilk İtalyan bahçecilik tipi’ bu bahçelerin yapımı ile ortaya çıkmış. Yemyeşil, yürüdükçe içinde küçük havuzlara ve heykellere rastlayacağımız ve yukarı çıkınca güzelim Floransa manzarasına selam çakacağımız bu bahçelere bayılmıştık. Haliyle kapanış saati geldiği için uyarılana kadar güle oynaya kendi masalımızda dolanmıştık.

            Muhtemelen o gece Akdeniz rahatlığıyla yaz gecesi bile 6 dedi mi dükkanlarını kapatan Floransa sokaklarında öğrenci turist menümüz olan dilimlenmiş ekmek, dilimlenmiş salam ve kahvaltı için nutella alacak bir market bulmak üzere dolaşmış, aynı anda hem 1600’leri, hem 2000’leri yaşamış, kampta uyku tulumları içinde geçen 2 haftadan sonra hostel odamızdaki yumuşacık yataklarımızda mutlu bir yorgunlukla uykuya dalmıştık.

           Sabah da erkenden Roma’ya gitmek üzere tren garına yollanmıştık. ‘’Bütün yollar Roma’ya çıkar’’ demiş Sezar. Nihayet 20 Temmuz 2007’de Roma’ya ayak bastık. Yine çantalarımızı hostele attığımız gibi elimizdeki Roma gezi kitapçığı ve haritamız eşliğinde soluğu yaz neşesi içindeki İspanyol Merdivenlerinde (Piazza di Spagna) aldık. Trinita dei Monti Kilisesine meydandan ulaşımı sağlayabilmek için yapılan bu merdivenler ve merdivenlerin bitimi ile oluşan meydan, ismini bölgedeki İspanyol Büyükelçiliğinden almış. Yürüye yürüye akşama doğru Roma’nın meşhur ‘Aşk Çeşmesi’ olarak bilenen, 1732’de başlayan yapımı 30 yılda son bulan ve üç merkezi yolun birleşiminde bulunan Trevi Çeşmesi’ne (Fontana di Trevi) varmış ve inşallah yine geliriz diye, biz de bozuk para atmıştık. Roma’da yaz geceleri saat 10’dan sonra başlıyordu ve turistik yerlerinden dolaştığımızdan mı nedir saat kaç olursa olsun her yer insan kaynıyordu.

        floransa13Geniş caddelerindeki tulumbavari çeşmelerden su içe içe, dilimlenmiş nevalemizden oluşan market poşetimiz ve haritamız ile her yere yürüyerek varabiliyor olmak ne güzeldi! 2. sabah mesela, Villa Borghese denilen ve içinde yine çok güzel heykellerin ve çeşmelerin olduğu geniş bir bahçenin bir kısmını yürümüş, sonra haritaya baka baka Piazza del Popolo dedikleri, ortasında bizim Dikilitaş gibi bir taşın bulunduğu meydana çıkmıştık. Sonra sohbet ede ede M.Ö. 7. yy’daki Batı Roma İmparatorluğundan kalma Pantehon’a, yani tanrılar tapınağına gelmiş, 43 m yüksekliği ile hiçbir orta sütundan yardım almadan ayakta durabilen ve ‘Roma’nın dişleri’ denilen o kocaman yuvarlak kubbeye bakakalmıştık. Eller ne güzel koruyordu tarihini!

              Oradan çıkınca yolda yine bizim Sarah, Jorge ve Marsha’ya rastlamadık mı? Roma ne küçük! Akşam 7’de buluşup şöyle güzel bir İtalyan pizzası yemek üzere sözleşip ayrıldık ve sokak aralarındaki şirin dükkanlarda hala Pinokyo oyuncakları yapan modern Gepettoları izleye izleye sokak ressamlarının ve rengarenk tezgahların bulunduğu Navano Meydanı’na vardık. Kalkınca Roma Forumuna yürümek üzere gölgede biraz soluklandık. ‘’Bugün Rönesans’tan Ortaçağ’a, Ortaçağ’dan ilk Roma’ya gittik sanki’’ diye yazmışım o gece defterime. Her tarafta yeşil, kırmızı, beyaz İtalya bayraklarının asılı olduğu Venedik Meydanı’ndan (Piazze Venicce) bahsederken ise ‘’her yer heykel dolu, kimin kim olduğunu karıştırır oldum artık’’ diye sızlanmışım 🙂

              Collezyum, M.S 70’li yıllarda Batı Roma imparatorlarından Titus tarafından açılmış, 2000 yıl öncesinin devasa bir amfi tiyatroydu. Sadece tiyatro oyunları değil, hayvan dövüşleri, gladyatör savaşları ve idamlar için de kullanılan ve gözümün önünde hemen Spartaküs’ü getiren bu kocaman yapının neredeyse milat kadar eski bir geçmişe sahip olması ne ilginçti! Ve hemen akabinde karşılaştığımız Forum Romana, bizim gibi genç hukukçular için ne heyecan verici bir yerdi. Roma Borçlar Hukuku kitabının kapağındaki o meşhur resim karşımda duruyordu ve bir yandan da Roma Hukukundan hala geçememiş olduğum gerçeği içimi şişiriyordu. Dünyanın en büyük arkeolojik alanlarından biri olan Roma Forumu, varlığından yüzlerce yıl sonra bizim hukuk sistemimizi bile etkilemiş olan Romalıların M.Ö 5. yüzyıllardaki en önemli hukuk, ticaret, tapınak ve yaşam alanıydı. Derste okuduğumuz mekanları canlı görmenin hevesiyle midir nedir, o yaz dönünce bütünlemelerde Roma Hukuku’na daha meraklı çalışmış, sınav kağıdımın altına da hocaya şöyle bir not yazmıştım: ‘’Pax Romano’nun (Roma İmparatorluğunun barış dönemini başlatan sözleşme) ve 12 Levha Kanununun imzalandığı yerden size selam getirdim. Bence Romalılara göre bile artık ben bu dersten geçerim  🙂 ’’

CIMG1476         Akşam yemeği için saat 7’de Fontane di Trevi’nin önünde arkadaşlarımızla buluşup sokak arasında orijinal bir İtalyan restoranına gitmiş, son gece şerefine hepimiz farklı bir İtalyan yemeği sipariş ederek şarap kadehlerimizi bizi tanıştıran bu güzel İtalya yazına kaldırmıştık. Bir daha kim bilir ne zaman, dünyanın neresinde karşılaşacaktık… ‘’Bu daha başlangıç, yolculuklara devam!’’ diye başlamışım o gece Roma’da geçen son günümüzü anlatmak üzere açtığım çizgili defterim Nemo’ya. ‘’Bu yaşımda anılarıma anı, yollarıma yol katabildiğim için, hem İtalya’ya, hem de İtalya yolumda karşılaştığım insanların hikayelerine yol alabildiğim için çok mutluyum. Yaşadığımın 3 katı ömür varsa önümde daha inşallah, inanıyorum ki koynunda bir kez daha buluşacağız Roma! O zamana kadar sağlıcakla ve böyle renkli kalman dileğiyle, ciao bella! ‘’ 🙂

floransa14

1 Comment

  1. Galleria dell Academia da Davut heykelinden baska bisey yok ama keske Uffizi yi gezseymisiniz. Botticelli'nin, Rafaello'nun en guzel eserleri orda. neyse bidahaki sefere artik. Eniste Floransa'li nasil olsa :p

    Beğen

jardindelamer için bir cevap yazın Cevabı iptal et